top of page

Serin İklim Tahıllarında sapa kalkma, başaklanma ve çiçeklenme

Sapa kalkma (jointing)

Kardeşlenmenin tamamlanmasından sonra vernalize olmuş tahıl bitkisi uygun şartlar oluştuğunda ilk başak taslağını meydana getirerek boğum aralarını uzatmaya başlar. Yaprakların yatay büyümeden dik olarak büyümeye başlayıp bitkinin yukarı doğru uzamasıdır. Başak meydana gelmeye başladığı için birinci generatif gelişme devresidir. Bu nedenle vernalizasyonunu tamamlamamış bitki sapa kalkma evresine geçemez.


Tahıllarda sap uzunluğunun gereğinden fazla artması sapın incelmesine ve bitkinin mekanik direncinin azalmasına neden olur. Bu nedenle buğdayda uzun boyluluk çok istenen bir özellik değildir. Genel olarak kışlık buğdayda, sap uzunluğunun 70-90 cm arasında olması en uygundur.


Yatma (loadging)

Ekim sık yapılmışsa ve toprakta fazla azot varsa birim alanda fazla sayıda sap oluşur. Bu ortamda bitkiler ışığa ulaşmak için boylarını artırdığından sapları incelir. İnce saplı ve uzun boylu bitkiler, rüzgar ve yağmurun etkisiyle kolayca yatarlar. Yatmaya dayanıklılık, sap sağlamlığı, bitki boyu, çeşit özelliği, toprak verimliliği ve yağış gibi çevre faktörleri ile yakından ilgilidir. Bitki, henüz başak oluşturmadan önce yatmış ancak yatma dipten ve aşırı olmamışsa, sapını yeniden doğrultabilir. Yatmış sapta yere değen yaprak kınının boğuma yakın kesimindeki meristem hücreleri hızla çoğalarak sapı doğrultur. Sapın yatıp doğrulması en çok iki kez olabilir. Asıl etkili ve ürün kaybına neden olan yatma ise bitki başaklandıktan sonraki yatmadır. Döllenme sonrası başaklar ağırlaştığından bitkinin yeniden doğrulması güçtür.


Kaynak: Zadoks, J. C., T. T. Chang and C. F. Konzak. 1974. A Decimal code for the growth stages of cereals. Weed Res., 14: 415- 421.



Başaklanma (heading)


Sapa kalkma devresi ilerledikçe generatif organ olan başak büyür ve başağın sap içerisinde şişkinliği belirgin hale gelir. Son boğum arası oluştuğu zaman başağın bayrak yaprağı kını içerisinde oluşturduğu şişkinlik daha da belirgin hale gelir. Kılçıklı çeşitlerde öncelikle kılçıklar kından dışarıya çıkar ki bu devreye sakal verme adı verilir. Başaklanma, başağın tamamen bayrak yaprağı kınından dışarı çıkmasıdır. İlk başakçıkların çıkışından 1-2 gün sonra başak, bayrak yaprağı kınından tamamen çıkar.


Başak (spica)


Buğdayda çiçekler başak (spica) durumundadır. Çiçekler başakçık (spicula) denilen organların içindebulunur. Başak, başak ekseninin (rachis) boğumlarına iki taraflı dizilmiş başakçıklardan oluşur. Her boğumda tek başakçık bulunur. Bir başaktaki başakçık sayısı tür, çeşit ve yetiştirme koşullarına bağlı olarak 20-30’a kadar çıkabilir. Başak eksenindeki boğumlar sık ise, başak boyu kısadır ve başakçıklar sık dizilmiştir (Compactoid). Boğumlar seyrek ise başak uzundur ve başakçıklar da seyrek olarak dizilmiştir (Speltoid). Kaynak:http://seminolecropnews.wordpress.com/2013/03/30/


Bir buğday başakçığının kısımları


Başakçık (spicula)


İki dış kavuz ve bu kavuzlar arasında kalan çiçek veya çiçek toplulu­ğuna başakçık (spicula) adı verilir. Dış kavuzlardan başakçık ekseni üzerine. bağlanış yönünden altta bulunana alt dış kavuz (gluma inferior), üstte bulunana üst dış kavuz (gluma superior) adı verilir. Dış kavuzlar buğdayda iyi gelişmiştir. Başakçık içerisindeki çiçek­ler, başakçık eksenine bağlıdır. Başakçık içerisinde çiçeklerin gelişmesi alttan başlayıp üste doğru devam eder. Bu nedenle de en dolgun tane başakçığın en alt çiçeğinde oluşmaktadır.



Çiçek


Serin iklim tahıllarında çiçek erseliktir. Aynı çiçek içerisinde hem döl­leme yeteneğine sahip çiçek tozu (polen), hem de döllenme yeteneğine sahip yumurta hücresi bulunur. Bu nedenle döllenmeleri çoğunlukla kendinedir (autogam). Çi­çek, iç kavuz (palea inferior) ve kapçık (palea superior) arasında bulunur. İc kavuz taneyi sırttan saran ve başakçık eksenine bağlanış bakımından altta bu­lunan çiçek kavuzudur. Kılçıklı çeşitlerde kılçık iç kavuzun bir uzantısı şeklindedir. Kapçık ise iç kısımda bulunur ve taneyi kann kısmından sarar.


Arpada, her başakçıkta 1 çiçek bulunur. Başakçıktaki çiçek sayısı; çav­darda 2, buğday ve yulafta ise 3'ten fazladır. Çok çiçeklilik özellikle yulafta görülür. Bir başakçıkta tane bağlayan çiçek sayısı arpada 1, genel ola­rak buğdayda 2-4, çavdarda 2, yulafta 2-3'tür. Buğday ve yulafta bir başakçıkta ikiden fazla tane oluşabilmektedir. Başakçıkta ikiden fazla olarak ortaya çıkan taneler küçülür ve cılızlaşır. İyi gelişmiş bir buğday çiçeğinde; çiçek kavuzu olarak bilinen iç kavuz ve kapçık, onların içerisinde de iki parçalı bir dişi organ ve 3 adet erkek organ ile dip kısmında bir çift pulcuk bulunur


Dişi organ (Gynoceum)


Dişi organ; yumurtalık (ovarium), dişicik borusu (stilus) ve onun üstünde iki parçalı dişicik tepesinden (stigma) oluşur. Yumurtalık dışta asıl karpeli ve ortada anatrop biçiminde bir tohum taslağını (anatropous ovule) taşır. Tohum taslağının çiçek tabanına yakın olan kısmında döllenme sıradöllenme sırasında generatif çekirdeğin gireceği mikropil bulunur. Tohum taslağını saran nucellus döllenme ile birlikte iç hücrelerini kaybeder. Ancak nucellusun üst zarı kaybolmaz. Endosperm ve embriyoyu bir sıra hücre tabakası halinde sarar. Dişicik borusu karpelin kısa bir uzantısıdır. Üst kısmında dişicik tepesini taşır. Dişicik tepesi iki parçalı olup her biri üzerinde fırça biçiminde tüyler bulunur. Tepecik tüyleri önceleri dik, birbirine yakın ve paralel durumdadır. Dişi organ döllenme olgunluğuna ulaşınca, bu tepecik tüyleri birbirinden ayrılarak yelpaze şeklini alır, üzerindeki tüycükler de gerginleşir. Döllenmeden sonra tepecik pörsür ve kurur.


Erkek organ (Androceum)


Erkek organlar topluluğu üç erkek organdan (stamen) oluşur. Bir erkek organ, flament denilen bir sapçık ve bunun ucunda bulunan çiçek tozu keselerinden (anther) meydana gelir. Flamentler önceleri kısa ve kendi üzerine kıvrılmış durumdadırlar. Tozlanma sırasında hızla uzayarak, çiçektozu keselerini dişicik tepesinin üstüne çıkarırlar. Bir anther, uzunluğuna birleşen bir çift odacık (tekadan) oluşur. Rengi önceleri yeşilimsi İken, tozlanma yaklaştıkça balmumu sarısı rengine dönüşür. Çiçek tozu keseleri içinde önceleri diploid halde bulunan çok sayıda çiçek tozu ana hücresi vardır. Bu hücreler bölünmeye uğrar ve sonunda haploid sayıda kromozom içeren çiçek tozu (polen) hücrelerini meydana getirirler. Çiçeklenme sırasında padayan çiçek tozu keselerinden bol sayıda çiçek tozu dökülür. Çiçek tozları kuru, yassı ve düz yüzeylidir.

Pulcuk (Lodicula)


Yumurtalıkla iç kavuz arasında dipte ince ve renksiz iki adet organcıktır. Yaklaşık 1 mm uzunlukta, üst yanları tüylüdür. Çiçeklenme sırasında bu pulcuklar (lodicula) turgorlarını artırarak, kısa zamanda büyüyüp saydam iki damla biçimini alırlar. Böylece kavuzların açılmasını sağlayarak erkek organların yükselmesine ve tozlaşmanın sağlanmasına yardımcı olurlar. Kaynak: http://extension.udel.edu/weeklycropupdate/?p=6781


Döllenmeden sonra pulcuklar turgorunu kaybeder ve kavuzlar kapanır.


Çiçeklenme


Erselik olan çiçeklerin erkek organlarında döllenme kabiliyetine sahip çiçek tozlarının oluşumu, dişi organlarında da döllenme yeteneğine sahip yumurta hücrelerinin yeterli olgunluğa ulaşmaları çiçeklenme olarak bilinir. Çiçeklenme, başağın bayrak yaprağı kınından çıktığı anda başlar. Başaklanma ile birlikte çiçeklenme de hızla ilerler. Çiçek tozu iyice sararıp ergin hale gelince, pulcuklar iç kavuzlardan çekerek turgorlarını yükseltip şişerler. Bu sırada flamentler de çiçek tablasından ve antherlerden su alarak turgorlannı yükseltir ve gergin hale gelirler. pulcukların şişmesiyle iç kavuz açıldığı sırada zaten gergin halde bulunan flamentler yukarı doğru fırlarlar ve antherlerini patlatıp çiçek tozlarını etrafa saçarlar. Bu olaya tozlanma denir. Tepecik, döllenme olgunluğuna gelmişse üzerine düşen çiçek tozları çimlenmeye başlar. Çimlenen çiçek tozlanndan yalnız bir tanesi yumurtayı dölleyebilir. Bir buğday çiçeğinin tamamen açılması ve antherlerin patlaması 1-3 dakikada olur. Çiçek açma başağın orta kısmının hemen altındaki başakçıklarda başlar, aşağıya ve yukarıya doğru devam eder. Başakçıkta ise aşağı çiçekten başlar ve yukarıya doğru devam eder. En son açan çiçekler en üst başakçıktaki çiçeklerdir. Normal şartlarda bir başakta bulunan bütün çiçeklerin açılması 2-3 gün içerisinde tamamlanır. Sıcaklık artıkça ve ortamın nispi nemi azaldıkça çiçeklenme süresi kısalır, sıcaklık düşüp, ortamın nispi nemi arttıkça çiçeklenme süresi uzar.



İki dış kavuz ve bu kavuzlar arasında kalan çiçek veya çiçek toplulu­ğuna başakçık (spicula) adı verilir. Dış kavuzlardan başakçık ekseni üzerine. bağlanış yönünden altta bulunana alt dış kavuz (gluma inferior), üstte bulunana üst dış kavuz (gluma superior) adı verilir. Dış kavuzlar buğdayda iyi gelişmiştir. Başakçık içerisindeki çiçek­ler, başakçık eksenine bağlıdır. Başakçık içerisinde çiçeklerin gelişmesi alttan başlayıp üste doğru devam eder. Bu nedenle de en dolgun tane başakçığın en alt çiçeğinde oluşmaktadır.

Çiçek

Serin iklim tahıllarında çiçek erseliktir. Aynı çiçek içerisinde hem döl­leme yeteneğine sahip çiçek tozu (polen), hem de döllenme yeteneğine sahip yumurta hücresi bulunur. Bu nedenle döllenmeleri çoğunlukla kendinedir (autogam). Çi­çek, iç kavuz (palea inferior) ve kapçık (palea superior) arasında bulunur. İc kavuz taneyi sırttan saran ve başakçık eksenine bağlanış bakımından altta bu­lunan çiçek kavuzudur. Kılçıklı çeşitlerde kılçık iç kavuzun bir uzantısı şeklindedir. Kapçık ise iç kısımda bulunur ve taneyi kann kısmından sarar.

Arpada, her başakçıkta 1 çiçek bulunur. Başakçıktaki çiçek sayısı; çav­darda 2, buğday ve yulafta ise 3'ten fazladır. Çok çiçeklilik özellikle yulafta görülür. Bir başakçıkta tane bağlayan çiçek sayısı arpada 1, genel ola­rak buğdayda 2-4, çavdarda 2, yulafta 2-3'tür. Buğday ve yulafta bir başakçıkta ikiden fazla tane oluşabilmektedir. Başakçıkta ikiden

fazla olarak ortaya çıkan taneler küçülür ve cılızlaşır. İyi gelişmiş bir

buğday çiçeğinde; çiçek kavuzu olarak bilinen iç kavuz ve kapçık, onların içerisinde de iki parçalı bir dişi organ ve 3 adet erkek organ ile dip kısmında bir çift pulcuk bulunur

Dişi organ (Gynoceum)

Dişi organ; yumurtalık (ovarium), dişicik borusu (stilus) ve onun üstünde iki parçalı dişicik tepesinden (stigma) oluşur. Yumurtalık dışta asıl karpeli ve ortada anatrop biçiminde bir tohum taslağını (anatropous ovule) taşır. Tohum taslağının çiçek tabanına yakın olan kısmında döllenme sıradöllenme sırasında generatif çekirdeğin gireceği mikropil bulunur. Tohum taslağını saran nucellus döllenme ile birlikte iç hücrelerini kaybeder. Ancak nucellusun üst zarı kaybolmaz. Endosperm ve embriyoyu bir sıra hücre tabakası halinde sarar. Dişicik borusu karpelin kısa bir uzantısıdır. Üst kısmında dişicik tepesini taşır. Dişicik tepesi iki parçalı olup her biri üzerinde fırça biçiminde tüyler bulunur. Tepecik tüyleri önceleri dik, birbirine yakın ve paralel durumdadır. Dişi organ döllenme olgunluğuna ulaşınca, bu tepecik tüyleri birbirinden ayrılarak yelpaze şeklini alır, üzerindeki tüycükler de gerginleşir. Döllenmeden sonra tepecik pörsür ve kurur.

Erkek organ (Androceum)

Erkek organlar topluluğu üç erkek organdan (stamen) oluşur. Bir erkek organ, flament denilen bir sapçık ve bunun ucunda bulunan çiçek tozu keselerinden (anther) meydana gelir. Flamentler önceleri kısa ve kendi üzerine kıvrılmış durumdadırlar. Tozlanma sırasında hızla uzayarak, çiçektozu keselerini dişicik tepesinin üstüne çıkarırlar. Bir anther, uzunluğuna birleşen bir çift odacık (tekadan) oluşur. Rengi önceleri yeşilimsi İken, tozlanma yaklaştıkça balmumu sarısı rengine dönüşür. Çiçek tozu keseleri içinde önceleri diploid halde bulunan çok sayıda çiçek tozu ana hücresi vardır. Bu hücreler bölünmeye uğrar ve sonunda haploid sayıda kromozom içeren çiçek tozu (polen) hücrelerini meydana getirirler. Çiçeklenme sırasında padayan çiçek tozu keselerinden bol sayıda çiçek tozu dökülür. Çiçek tozları kuru, yassı ve düz yüzeylidir.

Pulcuk (Lodicula)

Yumurtalıkla iç kavuz arasında dipte ince ve renksiz iki adet organcıktır. Yaklaşık 1 mm uzunlukta, üst yanları tüylüdür. Çiçeklenme sırasında bu pulcuklar (lodicula) turgorlarını artırarak, kısa zamanda büyüyüp saydam iki damla biçimini alırlar. Böylece kavuzların açılmasını sağlayarak erkek organların yükselmesine ve tozlaşmanın sağlanmasına yardımcı olurlar. Kaynak: http://extension.udel.edu/weeklycropupdate/?p=6781

Döllenmeden sonra pulcuklar turgorunu kaybeder ve kavuzlar kapanır.

Çiçeklenme

Erselik olan çiçeklerin erkek organlarında döllenme kabiliyetine sahip çiçek tozlarının oluşumu, dişi organlarında da döllenme yeteneğine sahip yumurta hücrelerinin yeterli olgunluğa ulaşmaları çiçeklenme olarak bilinir. Çiçeklenme, başağın bayrak yaprağı kınından çıktığı anda başlar. Başaklanma ile birlikte çiçeklenme de hızla ilerler. Çiçek tozu iyice sararıp ergin hale gelince, pulcuklar iç kavuzlardan çekerek turgorlarını yükseltip şişerler. Bu sırada flamentler de çiçek tablasından ve antherlerden su alarak turgorlannı yükseltir ve gergin hale gelirler. pulcukların şişmesiyle iç kavuz açıldığı sırada zaten gergin halde bulunan flamentler yukarı doğru fırlarlar ve antherlerini patlatıp çiçek tozlarını etrafa saçarlar. Bu olaya tozlanma denir. Tepecik, döllenme olgunluğuna gelmişse üzerine düşen çiçek tozları çimlenmeye başlar. Çimlenen çiçek tozlanndan yalnız bir tanesi yumurtayı dölleyebilir. Bir buğday çiçeğinin tamamen açılması ve antherlerin patlaması 1-3 dakikada olur. Çiçek açma başağın orta kısmının hemen altındaki başakçıklarda başlar, aşağıya ve yukarıya doğru devam eder. Başakçıkta ise aşağı çiçekten başlar ve yukarıya doğru devam eder. En son açan çiçekler en üst başakçıktaki çiçeklerdir. Normal şartlarda bir başakta bulunan bütün çiçeklerin açılması 2-3 gün içerisinde tamamlanır. Sıcaklık artıkça ve ortamın nispi nemi azaldıkça çiçeklenme süresi kısalır, sıcaklık düşüp, ortamın nispi nemi arttıkça çiçeklenme süresi uzar.

KAYNAKLAR

Large, E. C. (1 December 1954). "GROWTH STAGES IN CEREALS ILLUSTRATION OF THE FEEKES SCALE". Plant Pathology 3 (4): 128–129. doi:10.1111/j.1365-3059.1954.tb00716.x. J.C. Zadoks, T.T. Chang, C.F. Konzak, "A Decimal Code for the Growth Stages of Cereals", Weed Research 1974 14:415-421.http://www.nue.okstate.edu/checko

E., 1983. Serin İklim Tahılları. Ders Kitabı, Ankara Üniversitesi Ziraat fakültesi Yayınları No:875.

Yürür, N., 1998. Serin İklim Tahılları.Ders Kitabı, Uludağ Ü. Yayınları Yayın No.:7-035-0295)

Sencar, Ö., S., Gökmen, Z., Akman, 1994. Tahıllarda Çeşit Teşhisi. Ders Kitabı, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat FakültesiYayınları:2, Tokat. Baskı: T.H.K. Basımevi, Ankara.

http://bio-gromit.bio.bris.ac.uk/cerealgenomics/cgi-bin/grain3.pl?topic=Stem%20elongation&sub_topic=Diagrams%20and%20pictures&GS=3&sub=1

http://www.dpi.nsw.gov.au/agriculture/broadacre/winter-crops/winter-cereals/growth-and-development

http://seminolecropnews.wordpress.com/2013/03/30/wheat-heading/

http://extension.udel.edu/weeklycropupdate/?p=6781


bottom of page